YENGEÇ DOLUNAYI

22.12.2018 akşam saatlerinde Yengeç burcunda dolunay yaşanacaktır.
Yengeç-Oğlak aksında gerçekleşecek olan dolunay sürecinde madde ile mana arasında orta yol bulma; iki dünyanın da hakkını verme, eril ve dişil yanların dengeye getirilerek bütünleşebilme adına şans ve fırsatlar kapımızı çalabilir. Farkındalıklı olunduğu takdirde gelenler gelişim adına değerlendirile bilinir.

Mana açısından düşünürsek.
Duygusal ihtiyaçları görmemezlikten gelme; insanı insan yapan tüm duyguların bastırılması, bir nevi kalbi katılaştırma kişinin gerek kendisine gerekse çevresine robot gibi yaklaşmasına yol açabilir. Başarılı olma, para kazanma gibi maddesel boyutta ki kazanımlar ön plana çıkmaya başlayabilir. Böylesi bir hal kişiyi arzuladığı hedefler adına başarılı kılar mı? Kuvvetle ihtimal evet. Kişi madde dünyasında üst düzey başarılara imza atabilir, çok parası olabilir. Ancak bu içine sevgi katılmamış olan yemeğin tadına benzer. Ve kişi bir müddet sonra insani vasıfları temsil eden ve astrolojide insan kapısı olarak nitelendirilen, Yengeç burcunun temsil ettiği duyarlılık, hassasiyet, empati, sevgi alma verme, derinden bağlı olma, şefkat ve merhamet gösterme konularında problemler yaşayabilir. Kişinin duyguları ile irtibatı kesik olduğundan gerek kendisinin gerekse çevresindekilerin duygusal ihtiyaçlarını da fark etmesi ve onları doyurması zorlaşabilir. Anneliği temsil eden Yengecin besleme, büyütme, koruma ve kollama gibi özelliklerini yaşama ve yaşatmakta ki kısırlaşmalar kişiyi maddesel dünyanın mutsuz bir kölesi haline getirebilir. İç dünya ile irtibatın kesilmesi, kaynaktan kopuşlar zaman içinde o çok istenen maddesel başarıların sürdürülebilmesi için gerekli olan motivasyonun kaybına dolayısıyla tıkanmalara neden olabilir.

Madde açısından düşünürsek.
Duygusal güvence arayışını abartmak; duygusal ihtiyaçların doyurulmasında duyulan tatminsizlikler, içgüdülerin tesiri ile yetişkin olmayı reddetme kişinin ilerlemesine ve olgunlaşmasına engel olabilir. En ufak bir problemde aşırı hassasiyetler göstererek sorumluluklardan kaçma; korkular nedeniyle kabuğuna çekilme; kişinin o çok arzuladığı güvenlik ihtiyacını karşılamasını ve üreterek kendine güvenli bir ortam yaratmasını zorlaştırabilir. Duygusal bağımlılıklarını terk edememe; bağımlılıktan ziyade bağlılığın önemli olduğunu idrak edememe; geçmiş hafızaya takılarak yaşama; alışkanlıklara sıkı sıkıya bağlılık; korku kaynaklı kabuğa çekilişler kişinin yeniliklere kapalı olmasına neden olabilir. Duygusallık abartıldığından kişi melankolik bir hal alarak, duyguların gelgitlerinde kendini kaybedebilir ve ana kucağında ki bir bebek gibi olup kendi hayatının sorumluluğunu üzerine alarak yaşayamayabilir; çevreden bakım ve destek bekleyebilir. Böylesi bir hal kişinin astrolojide Tanrı kapısı olarak bilinen, Oğlağın özelliklerini deneyimleyememesine; olgun ve yetişkin bir birey olarak toplumsal hayat içindeki yerini alamamasına; sosyal kimlik geliştirmemesine neden olabilir.

Bir ağacı oluşturan bölümler olarak düşünüldüğünde Yengeç kökleri diğer bir deyişle tohumu, Oğlak ise bu köke, tohuma uygun olarak çıkan meyveleri, ürünleri sembolize eder. Özellikle ilk çocukluk döneminde duygusal açıdan doyurulmuş bir kişi toplumsal hayatta kendini sağlıklı biçimde ifade eder; işine gücüne ciddiyetle ve alçak gönüllükle yaklaşır; sosyal kimliğini ortaya koyar; maddi ve manevi açıdan güvenliğini sağlar; kendini garantiye alır. Toplumsal hayatta, kariyerinde başarılı olmuş olan kişi ise kazandıkları ile yetişkinlik döneminde, güvenliğini sağlayacak ortamları kurar ve bunu istikrarlı biçimde sürdürür. O nedenle Yengeç-Oğlak aksı en temelde kişinin köklerinden getirdiklerini en üst düzeyde kullanarak ihtiyaçlarını doyurma, güvenliğini sağlama ve sürdürme ile ilgilidir.

Dolunay sürecinde yaşanılanlar yaşamlarımızda ki olası problemlerin esas nedenlerini fark edebilmemiz adına yararlı olabilir. Kişisel olarak duygusal açıdan güvende ve emniyette olmak istiyor, iç ile dış arasında bir uyum olmasını arzuluyor ancak bunu becermekte zorlanıyorsak bunun nedenlerini fark edebilir ve bunları düzeltebilmenin yollarını aramaya başlayabiliriz.

Hakikatin, üst düzey bilincin, inançların felsefelerin temsilcisi Jüpiter’in aklın gezegeni Merkür ve cesaret mücadele sabit yıldızı Antares ile yaptığı kavuşum bugünümüze bir fayda sağlamayan hatta yıkıcı etki gösteren, modası geçmiş düşüncelerimizden özgürleşerek, dönüşerek yeni ve faydalı bir hikâye yazmak için gerekli güce, yeteneğe, motivasyona sahip olduğumuzu işaret ediyor olabilir. Bu kavuşumun Neptün ile yaptığı kare açı ise aklın bulanıklaşması nedeniyle olayları net olarak görememeye, gerçeklerden uzaklaşmaya, yanılsamalara neden olabilir. Şişkin ego kişilerin birbirlerine anlayışla yaklaşabilmesinin engeli haline gelebilir. Kibirli, fanatik, dogmatik haller, dikkatsiz ve özensizce söylenen sözler ve yapılan hareketler ilişkilerde sorunlara, tartışmalara ve kopmalara neden olabilir.

Dolunay Yengeçte olduğundan yurt; atalar, aile, özellikle anne ve ailede ki yaşlı bireyler; çocuklar, oturduğumuz yer ve ev; taşınmaz mallar, yuva kurma gibi konular önem kazanabilir.
Bu konularla ilgili yaşanabilecek olaylarda duyguları ihmal etmeme; sertleşmeme, katılaşmama; empati kurabilme, ihtiyaçlar karşılanmaya çalışılırken diğer kişilerinde ihtiyaçlarını göz ardı etmeme; geçmiş hafızaya ve alışkanlıklara bağlı çocuksu davranışlardan uzak durma, yetişkin bir birey gibi olayları değerlendirme; adil, hakkaniyetli, sakin, soğukkanlı sabırlı ve olgun olma; duyguların gelgitleri içinde kaybolmama; dürtüsellik ve dikkatsizlik nedeniyle tepkisel ve yıkıcı haller sergilememe; duygu-mantık dengesini iyi kurabilme gerek maddi gerekse manevi konularda sağlam temelli yapılar kurabilme adına faydalı olabilir.

Yengeç dolunayının, insanlığın en temel ve ortak ihtiyacı olan gerek maddi gerekse manevi açıdan güvenli ortamlar yaratma ve bunu sürdürmenin önemini fark etmemize yardımcı olması ve şans getirmesi duası ile.


Hoşçakalın
Olcay PALANLI / Kadim Bilgelik Okulu Astroloji Eğitmeni