KENDİN KENDİNİ FARKETMELİSİN

Bizim uğrumuzda mücahede edeni, yollarımızda ilerletip gerçeğe erdiririz.
Ankebut Suresi, 28/69

Kendini arıtan kişi mutlaka umduğuna ermiş, kurtuluşa ve mutluluğa kavuşmuştur.
İlahi İhsan

Mücahede, ceht kendiniz üzerinde izleme bilinciyle yaptığınız çalışmanızdır ve önce içsel yolunuzda sizi ilerletir. Ancak bununla kendi gerçekliğinize, sizde tek gerçeklik olan İlahî Ben’e uyanabilirsiniz. Kendini arıtma, yaşamınızı yalıtma, özdeşleşmelerinizi fark etme ve dönüştürmeyle umduğunuza erersiniz ki, insanın en büyük umudu ve mutluluk kaynağı kendini gerçekleştirmesidir.

Maslow’a göre insanın yapması gereken self-actualization-kendini gerçekleştirme aşamasına gelmesinin önündeki engelleri ortadan kaldırması için kendine yardım etmesidir. Kendini gerçekleştirmenin önündeki engel, paradoks gibi gelse dahi, insanın yine kendisidir. Bunu kimse onun adına yapamaz. Yalnızca kendisi yapabilir ve sadece kendi yaparsa gerçektir. Yumurta içeriden kırılırsa yaşam olur, dışarıdan kırıldığı takdirde ölüme sebep olur. Kimse sizin yerinize uyanamaz; bu sebeple izlemeye önce kendinizden başlarsınız. Bedeninizi, duygularınızı ve düşüncelerinizi izlersiniz.

Kendinize uyanma, tüm varlığınızın bilgisine uyanmanızdır. Kendini bilme, bu bilgiyi yaşamınızda kullanıyor olmanızdır. İzlemeyle bilir, bilmekle varlık verir ve ancak bu şekilde anlayışa gelirsiniz.

Yaşam, bilgi, varlık ve deneyim sacayağı üzerine kurulmuştur. Biri bile olmadan geldiğiniz nokta eksik olabilir. İzleme, bu anlamıyla kendinize uyanmanın ilk aşamasıdır. İzleme, sizde bir hüner haline gelirse diğer ayakların sürecin içinde yerlerine oturduğunu fark edersiniz.
Hz. Peygamber (a.s.m); ilim anlayış iledir der. Eğer anlayış varsa ilim yaşamınıza yansıyabilir. Kendinizi izler, bunun anlayışına erişirseniz kendi yaşamınız sizin en yüksek ilminiz olur. Dışarıdan bilgilere ihtiyaç duymaksızın izleyerek kendini bilme, sizde yeni bir anlayış meydana getirir. İzlemeyle eskiyi bırakır, yeni anlayışa yer açarsınız.  İnsan psikolojisi uzay zaman boşluğu kadar geniştir. İzleme, sizi bu engin genişlikle karşı karşıya getirir ve burada kendi bilinciniz üzerinde dilediğiniz her şeyi yapma olasılığınız vardır.

İlahî yasa, teklifler üzerinden işler. Kuran-ı Kerim’deki bazı hitap şekli düşünmez misiniz?” üzerinedir. Evet ile Hayır’ın aralığında bir boşluk vardır. Yaşamınız ve aldığınız kararlarla o boşluğu işlersiniz ve varlıkta bir şekil alırsınız. Buradaki özgür bırakma rahmettendir ki, ancak bu şekilde insan kendi potansiyelini açığa çıkarabilir ve buna uyanabilir. Kendi yaşamınızı bu anlayışla gözlemleme bilinci, evet ile hayırın arasındaki boşluğu size gösterir. Bu anlayışla kendi sorumluluğunuzu tamamen üzerinize alır ve kendi içinizde çözersiniz. Kendi içinizde çözdüğünüz her mesele, dış âleminizi de aydınlatır, olay ve durumları okumanız değişir, görüşünüz berraklaşır.

Dünya üzerindeki birçok sorunun kaynağı, problemi hep dışarıda aramaktan kaynaklanmaktadır. Hâlbuki dışarıyı kuran insanın kendi zihnidir. Bilimsel araştırmalar dahi aynı hakikati gösteriyor. Kendi varlık algımıza göre âlemler oluşturuyoruz. Dolayısıyla şu an içinde bulunduğumuz dünyanın durumu, hepimizin algısından kaynaklanmaktadır.

Bütün fiiller, ancak bir faili gösterir. Fiiller çoktur, ancak fail tektir. Fail merkezde, daima diridir ve fiiller, o fail aracılığıyla olur. Gözlemci tektir, ancak gözlemlenenler çoktur. Kişi, kesintisiz daimi olan gözlemciye değil; gözlemlediklerine odaklanmıştır. Gözlemledikleri perdelerin varlığı gözlemciye, gözlemciyse ancak tanığa, nihai gözlemciye bağlıdır. Bu hepsini kuşatan, her şeyi yapmaya kadirdir. Buna uyanan insan; kendini ve özünü, yani Hakk’ı bilmiştir. Hak, kendisini Allah ismiyle bildirmiştir; Allah ise kendisini fiilleriyle göstermiştir. Hak’ta yaşamak, fiillerde görmek, Allah’ta ise bilmek vardır.