İKİ DAĞIN ARASI GEÇMİŞ VE GELECEK

Kendini bilmek, tüm mülk ile bağlantılı olduğunu bilmektir. Burada yargı ve zan düşer sizden, çünkü her ne oluyorsa seninle bir bağlantısı olduğundan oluyordur. Şu anda ve burada içinde olduğum anda olanın benim ile bağlantısı nedir sorusu kendini bilme bilincini, sizden açığa çıkarır.

Hz. Musa, Tur Dağı olan kutsal vadide Rabbi’nin, “Dur Ey Musa! Ayakkabılarını çıkar, kutsal vadi olan Tuva’dasın.” hitabı ile durmuştur.
Vadi iki dağ, geçmiş-gelecek arası geçittir.

Tuva ise kutsal, övülmüş, hedefte ulaşılmayı bekleniyor olan, sena edilendir.

Musa (a.s.) geçmişi ve geleceği temsil eden ayakkabılarını çıkarttığında, tüm benliklerden arındığında geçmişi ve geleceği temsil eden iki dağ arasındaki geçit olan vadiye, kutsal vadi olan şimdinin bilincine doğmuştur. Tur tarafında bir ateş görüp ailesine, “Siz burada bekleyin, durun ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm.” demiştir. Ailesi bu zamana kadar izlediği ve özdeşleştiği tüm yaşamıydı, bütün kuvvetleriydi. Bu kuvvetler onunla beraberdi, onu engellemiyor ve ondan geri kalmıyordu. Mücadelede (çabada) devamlılık ve külfetsiz bir murakabe (yakînlik) için gerekli olan bütünleşme hâsıl oldu. Tur tarafında halden hale geçişlerinde, içsel dönüşünde, kendi seyri sulüğûndaki yolculuğunda bütünlüğünü fark etti ve kalp menzili olan turunda, döngüsünde ruh ateşini gördü. Burası apaçık ufuktur, fark ediştir ve Allah nebilerine vahyettiğini buradan vahyeder.

Yeri-zamanı-mekanı aşan ve onu da içine alan, sır adı verilen ve kalbin makamı olan yerde nefsinin kutsi ağacı olan tüm varlık katmanlarından ona seslenildi; “Ey Musa! Bil ki ben Allah’ım. Ey Musa! Bil ki Ben, Ben olanım. Kim ki ben oldu, ben onunlayım. Burası mükâleme ve sıfatlardan fena bulma makamıdır. Burada söyleyen de dinleyen de Allah olur.” Varlığın bütünlüklü ifade edilişi olan Allah; zamanda, mekânda değil sonsuzluktadır. Sonsuzluk varılacak bir yer, bir hedef değil şimdidir.

Allah ile olma, şimdide olmaktır.
Geçmişte, gelecekte değil; şimdi ve burada.

Bu kutsal ateşi gören ve tüm geçmişi ve geleceği durdurup İbrahimî bilinç ile buna tek başına girebilen, tekrar edişi ölümle dahi son bulmayan bu döngüde, labirentten sıçrayacaktır. Burası sonsuz olanın anlayışının ve hissedişinin doğacağı yerdir.