Düşüncelerimizin Şekil Bulması

Düşüncelerimize enerji yüklemesi yaptıkça, zamanla canlanmaya ve cisim şeklinde karşımıza çıkmaya başlaması söz konusudur. Bütün karamsarlık, korku, endişe, kaygı içeren düşüncelerin uykuda veya uykunun belli eşikleri olan trans, yakaza gibi hallerde cisimler, objeler, karaltılar şeklinde karşımıza çıkması mümkündür. Düşlerimiz olan düşüncelerimize can, enerji, hayat verdiğimizde onlar canlılık katmanlarında bize görülebilirler.

Gecenin bir vakti göğsüne oturmuş olan dışarıdan değil; bizzat içinden yükselen bir düşüncenin, bir duygunun, bedenlenmiş, canlanmış hali olabilir. Hatta tohumunu sizin attığınız o düşüncenin veya duygunun kendi frekansınıza uygun nice titreşimlerini sizin âleminize bile misafir edebilir. İnsan kaynağının kendisi olduğu enerjilerin kendisine yansımasına muhatap olduğu gibi, bazen başka kaynakların bir hikmete binaen, yine kendi gelişimi için bazı enerjilerine maruz kalabilir.

İlk dört beden seviyesinde insan duygu ve düşüncelerden kaynağını almış tecellilere maruz kalabilir. Daha üst notalara çıktıkça artık bunların kanunlarından çıkar ve onlar üstünde de bir kudret sahibi olabilir. Bu bir yasadır, bulunduğunuz âlemin kanunlarına tâbisiniz. Varlık seviyeniz kendini bilme ve uyanma ile yükseldikçe daha az kanuna tabi olursunuz. Artık burada, sizin bilinciniz ve iradeniz ile kanunlar belirlenir; lâkin siz saf oluşu deneyimlediğinizden hiçbir tercihte bulunmaz sadece olursunuz.

Muhakkak o çalışmasının karşılığını yakînde görecektir. Necm, 40

İnsan etrafında ördüğü bu düşünce, duygu yumağı ve bunların farklı katmanlardaki cisimleşmiş, kümeleşmiş halleriyle yaşar. Bir noktadan sonra insan artık kendi özgün iradesiyle değil, düşünce ve duygular aracılığıyla yaşar.

Kişi yoktur, uykudadır. Geçmişin oluşturduğu bütün etkiler kendisi ile yaşar. Şimdi yaşamına bir bakın, siz mi yaşıyorsunuz? Yoksa alışkanlık ve korkularınız mı yaşıyor?