MARS KOVA BURCUNA GİRİYOR !

30 Mart Pazartesi günü Mars KOVA burcuna geçecek ve 13 Mayıs’a kadar bu burçta kalacak.

Astrolojide Mars, Güneş ile beraber farkındalık kazanırsak özgür irade kullanabileceğimiz alanları anlatır. Mars hareket ve aksiyon gezegenidir. Hangi alanlarda nasıl inisiyatif aldığımız, hangi konulara enerji harcadığımızı gösterir. Aynı zamanda savaşmak, mücadele ve rekabet etmekle ilgilidir.

Kova burcu hava elementi ve sabit nitelikli bir burçtur. Hava elementi burçlar iletişim, sosyalleşme, düşünsel faaliyetlerle ilgilidirler. Sabit burçlar enerjinin içeriye yöneldiğini ve koşulları stabil tutmaya dönük olduğunu gösterir. İnatçılık ve esnek olamama özellikleri görülür. Kova burcunun klasik astrolojiye göre tek yöneticisi Satürn’dür, yani sistem bilgisi, bilim-teknoloji, kitlesel ağlar, toplumun geleceğini ilgilendiren konular gündemde olacaktır. Satürn de kova burcuna yeni girdiği için bu iki gezegen kendi enerjilerini kova burcunda ortaya koyacaklardır. Mars önümüzdeki 2 ay boyunca Satürn kova’nın ifade ettiği konuları aksiyon ve hareketlerle görünür kılacaktır.

Satürn yazın oğlak burcuna gerileyecek ve Aralık ayında Jüpiter ile kavuşarak bir daha 0 derece kova burcuna giriş yapacak. Yani bir hafta önce Satürn’ün girdiği 0 derece kova burcu aralık ayında tekrar tetiklenecek. Ama bu sefer ki kova burcuna giriş sadece bu açıdan önemli değil; Jüpiter ve Satürn astrolojide büyük zaman ölçerlerdir, çağın özelliklerini belirlerler (kronokratör denir), artık 200 yıl boyunca bütün Jüpiter- Satürn kavuşumları hava elementinde olacağı için de yeni bir çağa girdiğimiz belirtiliyor. Şimdiye kadar toprak elementinin konuları hakimdi artık hava elementinin konuları hakim olmaya başlayacak. Bu nedenle maalesef hava yoluyla bulaşan hastalıkları bundan sonra daha çok görmeye başlayacağız.

Satürn sorumluluk alma ve işlerin evrensel sisteme uygun olarak doğru yapılmasıyla ilgilidir. İnsanlar genelde evrensel sisteme uygun hareket edemediklerinden Satürn prensibi zorlayıcı olabilir. Kova özgürlük ile ilgilidir ve Satürn özgürlüklerin kısıtlanması, sınırlanması anlamına gelebilir. Kova bireysel bir burç değildir, ekip olmakla ilgilidir ve birlikte hareket edilmesi, birlikte sorumluluk alınması gereken konuları anlatır. Akıl ve mantığın ön planda olduğu bilimsel sistemlerin öne çıktığı görülecektir. 5G gibi hızlı teknolojik gelişmeler olacak ve Jüpiter ile beraber bunların ne kadar etik olduğu da tartışılacaktır. Bu bilimsel gelişmelere ayak uyduramayan toplumlar üzerinde baskı da oluşabilir. Satürn kova; ideal herkesin eşit olduğu demokratik bir sistemi anlatır ama böyle bir sistemin dünyada uygulanması mümkün olmadığı için genellikle ve kolaylıkla baskıcı bir sisteme dönebilir. Kova özgürlük isteyen yığınları gösterirken Satürn kontrol ve düzeni vurgular.

Mars kova burcunda özgürlükler ve toplumsal idealler için savaşır, kova her zaman toplumsal bir burçtur ve objektif bilgiyle ilişkilidir. Yani bilimsel mücadeleleri de gösterir. Satürn ve Mars’ın enerjisi birbirine zıttır, Mars bir an önce harekete geçip bir şeyler yapmak isterken Satürn yaşlı bir bilge gibi ona yavaşlamasını, iyice kontrol etmesini tembih eder. İki gezegenin kavuşum yaptığı haritalarda enerjinin kontrollü bir şekilde ortaya konulduğu görülür. Burada da yeni bilimsel icatların önümüzdeki aylarda gündeme geleceği söylenebilir. Bahsedilen alanlarda hareketlerin kısıtlanabileceği veya bazı girişimlerle ilgili yeni kararlar alınabileceği görülebilir.

Ankara’ya göre çıkarılan Mars kova giriş haritasında akrep burcu yükselirken Mars ve Satürn 3.evde yerleşmiş görünüyorlar. 3. ev Türkiye’nin komşularını gösterdiği için hareket ve aksiyonların daha çok komşular alanında olacağı söylenebilir. Veya ülke içi iletişim ve trafik ağlarına odaklanıldığı da düşünülebilir. Toplum düzenini sağlayanlar da en çok bu konuda çalışıyorlar.

Halk, bilgi almayı isteyen ikizler burcunda yerleşmiş görünüyor. Ancak Neptün ile karesi ve Merkür’ün de balık burcundaki yerleşimi kafasının çok fazla bilgiden dolayı karıştığını da gösteriyor.

Haritada Venüs’ün baskın olduğu görülüyor. Venüs boğa maddi konuları gösteriyor ve finansal alanda daha rahat bir akış görülüyor.
Hastalıkları gösteren evde Uranüs’ün yerleşmiş olması hastalığın seyrinin değişken olduğunu gösteriyor ve halkın kendi özgürlüklerini kısıtlayarak daha çok kendi çevresinde hastalığa karşı mücadele ettiğini gösteriyor. Bu hastalığı yenmek için bilgi edinmeye çalışıldığı, araştırmalar yapıldığı da düşünülebilir. Halkın kahraman olarak gördüğü bazı ünlü ve genç kişilerin de hastalıktan çabuk bir şekilde iyileştiği bu 2 aylık dönemde görülebilir.
Virüslerin, mikropların genel göstergesi Merkür olduğu için 11 Nisan Merkür’ün koç burcuna geçişiyle beraber bu yayılma temasının biraz eksileceğini umabiliriz.
Hepimizin hayrına olmasını dilerim.

Ebru KART / Kadim Bilgelik Okulu Astroloji Eğitmeni

BAĞIMSIZLIK YENİAYI

28 Ekim 2019 Saat 06.41’de Vedik astrolojiye göre Terazi Burcunun Swati yıldızında bir Yeniay oluşuyor. An haritasında Yükselen; Başak Burcunun 29 derecesiyle Çitra yıldızı. Mars Haşta yıldızında yükselene kavuşum yapıyor ve dördüncü evde Purva Aşhadha’daki Satürn-Ketu-Pluton’u ve sekizinci evdeki Uranüs’ü görünümde tutuyor.

Akrep burcuna henüz geçmiş olan Venüs; Vişakha yıldızında, retro öncesi yavaşlamaya başlamış Merkür’le ve Jyeşta’daki Jüpiterle kavuşum halinde.

Yeniay haritanın ikinci evinde oluşuyor ve sekizinci evde Aşwini’deki retro Uranüs’le derecesel olarak tam bir karşıt görünüm içerisinde.

Bu Yeniayla bir rüzgar esiyor ve değişim başlıyor. Swati yıldızı; bu rüzgara direnmenin, değiştirmeye çalışmanın anlamsız olduğunu söylüyor. Neyse ki zaten kimsenin de bir şeye direnecek gücü kalmamış durumda. Bununla birlikte Mars’ın Satürn-Ketu ve Pluton’a yapmış olduğu görünümü, kalan son enerjileri de hâlâ inatlaşma, intikam ve öfke olarak kullanmaya çalışılırsa da yine aynı şekilde kişi hiç anlamadığı ve ani bir şekilde kendisini kaosun, kavganın ve sonu hüsranla biten bir durumun içinde bulabilir.

Çitra yıldızındaki Yükselen; hesap kesme döneminde olduğumuzu da gösteriyor. Çitra yıldızı; imar-inşa, güzellik ve sanat yıldızıdır. Swati ise; hak, adalet, denge, uyum ve anlaşmadır. Yeniay’ın retro Uranüs’le karşıtlığı da işin içine girince; Yeniden, yenilenmiş, hızlı ve aniden, bir şimşek parıltısıyla işlerin bir anda değişeceğini, verilen emeklerin hızlıca karşılığının alınacağını, hastalıkların hızlıca şifasını bulacağını, ayrı düşmüş ruh eşlerinin-ikizlerinin kavuşacağını, haksızlığa uğrayan ve sonucu beklenen adli durumların hayırla bir sonuca ulaşacağını ve yine aynı şekilde haksızlığa uğranışmış her durumda adaletin yerini bulacağını gösteriyor.

Venüs’ün ve retroya başlayacak Merkür’le birlikte, sizin bile unutmuş olduğunuz emeklerin, bedellerin karşılığının alınacağı, geri dönüşlerin bolca yaşanacağı bir aya giriyoruz. Vişakha yıldızı, büyük bir azim ve gayretle kafasına koyduğu işi sonuna kadar götürür fakat bu azim gölge tarafıyla hırslı bir enerji de çalıştırır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, bencilce, kıskançlıkla ve hırsla davranma enerjisinin aktif olduğunu fark edip; “benim dediğim, benim istediğim olsun” haline girmeden, olaylara ve durumlara çözüm odaklı yaklaşmak.Niyet böyle olursa eğer, Vişakha yıldızının o muazzam kudretli enerjisinin Venüs’le birlikte, ne kadar derin olursa olsun; iyileştiremeyeceği yara, onaramayacağı bozukluk, alamayacağı kalp kalmaz.

Dört Kasım’da Yay yolculuğuna başlayacak Jüpiter’de giderayak Akrep’te düğüm noktasına ulaşacak ve herkesin kişisel haritasına göre kendisini gösterdiği hayat alanı değişmekle birlikte; kibir, kıskançlık, kontrolcülük, hırs gibi konularda alınması gereken dersler alındıysa o da hediyesini bırakarak yaklaşık on üç aylık Akrep yolculuğunu tamamlayacak ve bir daha Akrep’le buluşması on iki sene sonra olacak.

Purva Aşhadha yıldızı; mutlu olmayı seven, hayatın güzelliklerini gören ve bundan muazzam keyif alan bir yıldız. Fakat uzun bir süredir Satürn ve Ketu’nun bu yıldızdaki seyri, genel anlamda herkeste bir halsizlik, moralsizlik, bezginlik hali oluşturmakta. Mars’ın bu ikiliye olan görünümü de bu durumu arttırmakta. Fakat bu görünümler mutsuz, keyifsiz, bıkkın olalım diye değil elbette. Bilakis gerçek huzurun, lezzetin tadına varalım, kıymetini bilelim diye. Purva Aşhadha’nın gölge yönü, keyfi kaçmasın, düzeni bozulmasın diye mutlu olmasa bile öyleymiş gibi davranabilmesi. Çok kolaylıkla görmezden gelmesi, sorunları hasır altı etmesi… İşte Satürn ve Ketu bu noktada görmezden gelinen her bir noktayı, kör göze parmak şeklinde ortaya çıkardığı için ve Mars’da artık kaçılacak bir nokta olmadığını gösterircesine sıkıştırdıkça sıkıştırdığı için, keyiflerin kaçması normal oluyor bu durumda. Oysa ki “görmem gerekeni görmeye ve kabul etmeye ardından da yapmam gerekeni kolaylıkla yapmaya” niyet etmek bu sıkışıklığı hayra dönüştürmede oldukça yardımcı olacaktır.

İşte o zaman Swati’nin rüzgarı bizi savurmaz bilakis arkamızdan esen rüzgar olur ve gitmemiz gereken yere bir yelkenlinin denizde süzülüşü gibi keyifle hayat yolculuğunda seyretmemizi destekleyen tatlı bir rüzgar olur…

Zehra Merve Külünkoğlu / Kadim Bilgelik Okulu Astroloji Eğitmeni

BAŞAK BURCU – İŞLERE KOYULMA ZAMANI

23.08.2019-23.09.2019 tarihleri arası Güneş Başak burcunda olacaktır.

Astrolojide horoskop adı verilen çember 12 eşit parçaya bölünmüştür. Bu parçalara ev adı verilir. Evler değişik konuları kapsar. Ev girişini kesen burcun özellikleri o ev konularına nasıl yaklaşıldığını gösterir. 
Örnek vermek gerekirse, diyelim Yay burcusunuz, yükseleninizde Terazi bu durumda ilişki eviniz Koç burcu tarafından kesilecektir. Bu durumda sizin ilişkilerde koç burcu özellikleri sergilemeniz veya koç burcu özelliklerine sahip birilerini karşınıza çekmeniz olasıdır.
Bu bilgileri sizinle paylaşmamın nedenine gelirsek, aslında 12 burcunda bizi bir şekilde ilgilendirdiğini anlatmak istememdendir. Yukarıdaki örneğe göre düşünürsek, ben Yay burcuyum yükselenim de Terazi Başak beni çok da ilgilendirmiyor diye düşünmek sizin alt özelliklerinizi gözden kaçırmanıza neden olabilir. Neticede olası haritanızdaki yerleşim göz önüne alındığında Başak sizin 12.evinizi kestiğinden o evin konularında Başak temaları bir şekilde işleyecektir.

Başak yazın son zamanlarına denk gelen toprak elementinden değişken nitelikli bir burçtur. Buğdayın kabuklarından ayrıldığı hasat zamanına denk gelir. Artık eğlence ve oyun bitmiş, büyüme başlamış, sorumluluk alma, çalışma ve ürün verme dönemi başlamıştır. En basit örnekle okullar başak zamanında, yeni eğitim ve öğretim dönemine başlarlar.

Toprak elementine ait burçlar(boğa, başak, oğlak) özellikle maddi açıdan kendilerini güvende hissetmek, ayakları yere sağlam bassın isterler. O nedenle son derece gerçekçi olur, elle tutulur gözle görünür, kanıtlanabilir şeylere ilgi duyarlar. Ancak hayat dualite üzerinden yürüdüğünden, gerçekçi Başak, karşıt burcu Balığın sahip olduğu güçlü sezgilerden payına düşeni alır ve bu sezgileri faydalı faydasız, sağlıklı sağlıksız ayrımını yaparken kullanır. Gerek para, gerek zaman, gerek fiziksel güç ve gerekse zihinsel konularda ekonomik olma isteği onu minimum çabayla maksimum fayda elde etmeye odaklı kılar. Son derece çalışkan, sabırlı, analitik, ayrıntıları kaçırmayan, dürüst, ciddi, güvenilir, önüne gelen problemleri pratik bir şekilde çözen ve mükemmele ulaşmak isteyen Başak, bu özellikleri sayesinde gerek iç ve gerek dış düzenini kurar. Kendindeki karmaşayı çözdükten sonra bütünleşerek çevresindeki kişilere hizmet etmeye ve faydalı olmaya yönelir. Başak kaostan hoşlanmaz net ve açık şeyleri sever. Kaostan kaçacağım derken her şeye aşırı rasyonel ve temkinli yaklaşma sezgisel yanını kullanmasına engel teşkil edeceğinden, kısıtlı görüşe ve vizyonsuzluğa yol açabilir. Bu onun kaçınması gereken gölge yanlarından biridir.

18 Ağustosta irade, karar ve hareket gezegeni Mars,

21 Ağustosta gerek maddi gerekse manevi taleplerimizi arzu ve isteklerimizi belirleyen, ilişkilerin gezegeni Venüs,

23 Ağustosta ruhun, benliğin temsilcisi Güneş,

Ve 29 Ağustosta zihin ve iletişim gezegeni Merkür, Başak burcuna geçecektir.

Süreçte retro durumda olan yüksek zekâ, sezgisellik temsilcisi Uranüs ile bahsi geçen gezegenler arasındaki olumlu kontakt dikkat çekmektedir.

Bu durum geleceğin trendlerine uymayan, gelişimin önünü tıkayan maddi manevi, fiziksel ve ruhsal tüm ağırlıklardan kurtulmak için sapla samanın birbirinden ayrıştırılarak faydalılık prensibine göre düşünme ve plan yapmayı sağlayabilir. Uranüs’ün sağladığı farkındalık ay sonu gerçekleşecek olan Başak yeniayında gerçekçi ve sağlıklı düzenler kurabilme adına niyet etme, yeni başlangıçlar yapma konusunda fırsatlar doğurabilir.

Başak sürecinde,
Takıntı ve vesvese haline getirmeden, gerek fizik gerek ruhsal beden temizliği yapma, özellikle bağırsak temizliğine dikkat etme, faydasız alışkanlıkları terk etme.

Hastalık hastası olmadan sağlığı önemseme, ihmal edilmiş veya zamanı gelmiş kontrolleri yaptırma.

Yaşanılan ortamlarda abartıya kaçıp düzen sağlayacağım derken, çok da kurulaşmadan diğer bir deyişle estetik değerlerden uzaklaşmadan gerekli gereksiz ayrıştırması yapma. Kıyıda köşede kalmış yerleri, çekmeceleri gözden geçirme oralardaki fazlalıklardan kurtulma, sadeleşme, arınma.

Kış aylarında tüketilmek üzere bazı sebze ve meyvelerle reçel, konserve vb.yapma.

Beklentiden uzak, alçakgönüllü, disiplinli, dikkatli ve sabırlı bir şekilde usta-çırak ilişkisi içinde yavaş yavaş öğrenmenin değerini fark etme. Hızlı ve içi boş başarılar peşinde koşmama.

Cimrilikten uzak durarak, paranın değerini bilme, ekonomik olma, olur olmaz harcamalardan uzak durma, tasarrufa yönelme.

Hizmeti hizmetçiliğe dönüştürmeden sorumluluk alarak, üreterek, verimliliğe odaklanarak, tüm varlığa faydalı olacak faaliyetlerde ve hizmetlerde bulunma. Bunları yaparken mükemmeliyetçilik takıntısından, vesveselerden, şüphelerden, olur olmaz her şeye ve kendi dâhil herkese güvensizlikten, soğukluktan ve eleştirel yaklaşımdan uzak durma, bilgiçlik taslamama, esnemeyi bilme.

Çevre bilincine sahip olma ve çevreyle dengeli ilişki kurma.

Hayvan sevgisini tutkuya ve takıntıya dönüştürmeyerek ölçülü bir şekilde yaşama ve hayvanlara karşı hassasiyetle yaklaşarak onların haklarını gözetme.

Konularına yöneliş, evrenin matematiği ile paralel akmaya ve işlerin daha kolay yürümesine fayda sağlayabilir.

Placidus sistemine göre Türkiye Cumhuriyeti kuruluş haritasında Başak 4.evimizi kesmektedir. 4.ev vatan topraklarını, taşınmaz değerlerimizi sembolize eder.

Diyelim yaşadığımız çevrenin temiz ve düzenli olmasını beklemekte ve bunu da doğal bir hak olarak görmekteyiz. Ancak bir yandan da evimizin kapısında biten, sınırlı bir temizlik ve düzen anlayışına sahip olup, dışarıyı unuttuğumuzda oluyor. Hâlbuki yurttaşlık bilinci gereği vatanın her bir karış toprağı için sorumluluk duyma, onu koruma ve en faydalı biçimde değerlendirme önemlidir. Evimizde salonun ortasına nasıl çöplerimizi atmıyorsak, aynı şekilde yaşadığımız çevreyi de evimizin salonu gibi benimseyerek koruma, temiz ve düzenli tutma, güzelleştirmede bize de düşen sorumluluklar vardır. Çevreye karşı duyarlılığımız arttıkça ona olan aidiyet duygumuzun da arttığını hissedebiliriz. Bilindiği üzere olumlu olumsuz her şey bulaşıcıdır. O nedenle yaşanası bir çevreye sahip olabilmek için elimizi taşın altına koyarak, küçük büyük demeden katkı sağlamak, Mars’ın Başak burcunda bulaşıcı hastalıklar verme potansiyelini dönüştürerek enerjinin doğru ve faydalı çalıştırılmasına yardımcı olabilir. Hepimizin bildiği gibi sevgi emek ister veya tersinden okursak insan emek verdiğini sever. O halde emek verelim ki sevelim veya seviyorsak emek verelim. Günün sonunda, çevre bilincine sahip olmanın, dönüp dolaşıp bize fayda getireceğinin farkındalığı içinde yaşamaya gayret etme, soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun, bizi çeşit çeşit sebze ve meyveleri ile doyuran toprağın kalitesinin yükselmesine katkı sağlayacağından topraklarımızda verimlilik, bolluk ve bereket artabilir.

Karınca deyip geçme…
İnsana yaraşır, yaşanası ortamlar elele verilerek yaratılabilir.

Başağın tüm güzel özellikleri kullanılarak, bireysel hayatlarda kurulacak sağlam düzenlerin, kelebek etkisi yaratarak altın değerinde topraklara sahip olan ülkemizde üretkenliğin, bolluğun, bereketin artmasına katkı sağlaması duası ile.

Hoşçakalın
Olcay Palanlı / Kadim Bilgelik Okulu Astroloji Eğitmeni

Mars Başak Burcunda

18 Ağustos itibariyle Mars başak burcuna geçti ve 4 Ekim’e kadar bu burçta seyredecek. Astrolojik olarak Mars nasıl hareket edildiğini, hangi alanlara enerji harcandığını ve mücadele tarzını anlatır. Mitolojide savaş tanrısıdır ve aktif dışa dönük eril enerjiyi gösterir. Aynı zamanda iradenin ortaya konmasıdır bu nedenle kişinin doğum haritasındaki Mars’ı anlaması iradesini hangi alanlarda ve nasıl ortaya koyabileceğini anlaması açısından önemlidir.

Doğası sıcak ve kurudur. Aslan burcunun da doğasının sıcak ve kuru oluşu nedeniyle Mars aslan burcundayken aşırılaşır ve astrolojik olarak yazın pek çok yangına sebep olur. Başak burcu toprak elementi bir burç olduğu yani doğası soğuk ve kuru olduğu için Mars’ın sıcaklığını azaltır. Toprak elementi burçlar gerçekçi, somut ve maddi olana yönelik oldukları için enerji de somut olana yönelik olacaktır.

Mars’ın başak burcuna geçişiyle beraber enerjinin aslan burcunun ilgi alanlarından başak burcunun ilgi alanlarına dönmeye başladığı görülür. Eğlence, tatil, oyun temalarının yerini çalışma, düzenleme, derleme toplama gibi temalar almaya başlar. Güneş’in de 23 Ağustos’ta başak burcuna geçişiyle beraber doğanın da sonbahara hazırlandığı görülür. Ev hanımları kışlık hazırlıklarını yapmaya başlar, evlerde yaz mevsiminden sonbahara geçiş için düzenlemeler yapılır. 

Başak burcu Merkür yönetimindedir bu nedenle Mars Başak burcundayken zihinsel olarak aktif olunur, çeşitli hesaplar yapılır, pratik çözümler üretilir, gereksiz olan her şey ayıklanır ve yeniden düzenlenir. Hareket tarzı hızlı, pratik ve bazen hedefe ulaşmak için kurnazca olabilir. Başak burcu mükemmeliyetçi ve bu nedenle eleştirel olabileceği için Mars’ın bu burçta oluşu davranışlarda eleştirelliğin artışına ve kusursuzluğa doğru hareket etmeye neden olabilir. Ancak Mars aynı zamanda Venüs gezegenin aksine itme prensibini anlattığı için sevilmeyen, istenilmeyen, nefret edilen konuları da anlatabilir. Bu nedenle kusursuzluk ve mükemmellikten nefret etmeyi de gösterebilir.

Mars 2 Eylül’de astrolojik olarak Güneş ile astronomik olarak Dünya ile hizalanacak veya kavuşacak. Güneş’e yaklaşan gezegenler gökyüzünde görünemeyecekleri için astrolojide yanık veya Güneş ışınları altında olarak değerlendirilirler. Hüküm sürememek kendi konularını ifade edememek anlamına gelir. Yani Mars Başak burcunda özgür irade kullanamamak anlamına gelebilir. Özellikle doğum haritasına yanık Mars transiti alan kişiler bu durumdan etkilenebilir. Mars’ın Güneş ışınları altından kurtulup doğu ufkunda Güneş’ten hemen önce görülebileceği tarih ise 16 Ekim olacak.

Mars Başak endişeli hareketlere ve şüpheci tarzda iletişim kurmaya neden olabilir. Stres, tehlike ve riskli içeren konularda mücadele gerekebilir. Başak burcu sağlıkla da ilgilidir ve bu alandaki girişimleri gösterebilir ancak Mars’ın Güneş etkisi altında olması nedeniyle koşullar planlandığı gibi ilerlemeyebilir.

Mars’ın başak burcuna geçişini kendi açımdan yorumlamaya çalıştım, herkes için hayırlara vesile olmasını dilerim.

Ebru Kart / Kadim Bilgelik Okulu Eğitmeni

JÜPİTER İLERİ HAREKETE GEÇİYOR

Nisan 2019’dan bu yana Yay burcunda gerilemekte olan, bolluk, bereket sembolü, değdiği yeri büyüten genişleten; Astrolojide büyük şans gezegeni olarak bilinen Jüpiter, 12 Ağustos itibariyle ileri harekete geçecek olduğundan gezegenin enerjisini daha net hissedebileceğimiz fırsatların bol olacağı bir süreç içine girmekteyiz.

Geride bıraktığımız 4 aylık süreçte, gerek maddi gerekse manevi konularda anlamlı, mutlu, doyumlu bir gelecek inşa edebilmenin yollarını keşfetmek için içe yönelmiş ve kendimizi anlamaya, okumaya çalışmış olabiliriz. Süreçte bolluk bereket enerjisi kısıtlı olduğundan maddi manevi yeterli ölçüde desteklenmeme neticesinde bir nevi eli kolu bağlı haller yaşanmış, şansın önü tıkanmış gibi hissedilmiş olabilir. Bu durum Ağustos başı sonlanan 3 haftalık Merkür gerilemesi ile daha da artmış olabileceğinden düşüncelerimizden emin olamamış, gelecek konularından ziyade geçmiş meseleler üzerine yoğunlaşmış ve oraları temizleme; eski hesapları kapatma yoluna gitmiş olabiliriz. 
Jüpiter Retro’sunda bir yandan bilgeleşme ve içsel dünyalarda genişleme yaşanırken, diğer yandan dış dünyada kendimize olan güven duygumuz azalmış olabileceğinden iyimser, neşeli, maceraperest yanlarımızı bastırmış, kendimizi mutlu ve coşkulu olmaktan uzak kalmış gibi hissetmiş olabiliriz. Korku ve güvensizlikler nedeniyle risk almaktan çekinme sonucu amaç ve istekleri gerçekleştirmeye yönelik kararlar alınamamış, sanki zaman durmuş gibi hissedilmiş olabilir. Bahsi geçen süreçte Neptün Jüpiter arası kare açı zaman zaman bulanıklıklara, aşırı hayalci tutumlara, yanılsamalara, gerçek dışı arzulara da yol açmış olabileceğinden, gerçeğin ne olduğu konusunda tereddütlere; inanılan değerlerde stabil olamamaya; değişkenliğe ve kararsızlıklara da yol açmış olabilir.

Jüpiter’in düz harekete geçeceği 12 Ağustos’ta, aklın ve iletişimin gezegeni Merkür’de Aslan burcuna geçecektir. Merkür Aslan’da zihin yaratıcıdır, özgüvenli düşünceler eşliğinde kendini ifade isteği artar, an bilinci içinde farklı ve etkili çözümler bulur, olayları organize etme becerisi yükselir. Ancak yine eş zamanlı olarak bahsi geçen tarihte dehanın, yüksek aklın, farklılıkların gezegeni Uranüs’ün geri harekete başlayacak olması sezgi boyutumuzda tıkanıklıklara yol açabilir. Uranüs’ün özellikle 19 Ağustos’a kadar Merkür ile yaptığı zorlu açı düşüncelerde dağınıklık, kopukluk, sabitlik, iletişimde anlaşmazlıklar, bağlantısızlıklar oluşturabilir. Buna ilaveten üst paragrafta bahsi geçen Jüpiter-Neptün karesi Kasım ayı başına kadar süreceğinden ilerleyen günlerde de gelgitli hallerin devam edebileceğini ve nasıl bir yol izlenmesi ile ilgili kararların alınması noktasında bazı zorlukların olabileceğine işaret etmekte gibi de görünmektedir.

Peki! Ne yapılmalı ki bu durumdan çıkılabilsin?

Astrolojide Kuzey Düğümün bulunduğu burcun sembolik açılımı tekâmül için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ile ilgili ipuçlarını verir. Bu ipuçlarını iyi değerlendirir ve içselleştirebilirsek sınav niteliğindeki biri biten biri başlayan, kozmik şaka gibi olan engellerden daha rahat geçebiliriz. 
Kuzey Düğüm şu an Yengeç burcunda olup Yengecin yücelme yöneticisi Jüpiter Yay burcundadır. 
Mademki, Jüpiter’in Neptün ile yaptığı açı belirsizliğe, yanılsamalara, ütopyalara, aldanmalara; Uranüs retrosu üst bilinç ile kopukluk sonucu yanlış algılamalara zihinsel karmaşaya yol açabilir. O halde bu kaotik hali çözebilmek için Kuzey Düğüm Yengecin bizden ne talep ettiğine bakabiliriz.

Kuzey Düğüm Yengeç

Büyük ruhsal bir ailenin parçası olduğunu hissetmek, olayları evrensel ve bütünsel olarak değerlendirmek.

Duyguların farkına varmak ve geçerli kılmak. Katılaşmış hallerden ve korkulardan uzaklaşmak. Kalple temas kurmak. Güvensizlikleri dürüstçe ifade etmek.

Başkalarını beslerken kendi ihtiyaçlarını ıskalamamak, içimizdeki çocuğu beslemek, büyütmek, korumak, kollamak ve onun duygusal güvenliğini sağlamaya çalışmak.

Canlı cansız tüm varlığa empati ile yaklaşmak. Hayata bir annenin şefkatli, merhametli, sevecen gözleri ile izlemek. Her şeyi dörtdörtlük mükemmel yaparak onay ve takdir beklemektense esneyerek, gerek kendine gerekse çevreye hoşgörülü olmaya çalışmak, sevginin gücüne inanmak.

Herkesi ve her şeyi kontrol duygusundan uzaklaşmak. Güç sevdasından, güç oyunlarından, çekişmelerinden, hırstan uzak durmak. Aşırı kuralcı ve mesafeli hallerden geçerek, daha akışkan olmak, zırhlardan sıyrılmak.

Alçakgönüllü olmak, her şeyi ben bilirim hallerinden, gereksiz büyüklenme ve kibirden uzak durmak.

Yaşamdaki her şeyden sorumlu olduğu saplantısından vazgeçmek. Sorumlulukları paylaşabilmek.

Görev bilincine sahip olmak, ancak bu durumu abartmamak. Otorite, güç, mevki elde etme kaygısıyla ruhun ihtiyaçlarını unutmamak, potansiyele uymayan hedeflerden uzak durmak, ağır sorumluluklar alarak robotlaşmamak.

Köklere, aile değerlerine saygı duymak, geleceğe yönelik planlar yapılırken geçmişin tecrübelerinden faydalanmak bunların kıymet bilmek. Ancak bugüne fayda sağlamayan ve çağa uymayan yargılar ve kurallarla da yaşamı sınırlandırmamak, bağlılığı bağımlılıklardan ayrı tutmak.

Hayatın hangi alanında olursa olsun yeniliklere kucak açma; kendinize anlamlı bir yaşam planı inşa etme; yeni bir rota belirleme mi istiyorsunuz? Olaylara ve kişilere yukarıda yazılanlara uyumlanarak yaklaştıkça; akıl ve kalp arasında ittifak kurdukça; haktan adaletten uzaklaşmadıkça Jüpiter’in hediyelerinden faydalanma imkânınız artabilir, bolluk ve bereket enerjisini gerek maddi gerekse manevi konularda yaşamınıza daha rahat çekebilirsiniz. Hayat benim için ne anlam ifade ediyor ve ne yaparsam? Daha mutlu ve huzurlu olabilirim gibi soruların cevaplarına ulaşmanız kolaylaşabilir. İnandığınız değerlere bağlı seçimlerinizde kendinize daha çok güvenebilir, kararlı ve istikrarlı olabilirsiniz.

İnançların; felsefelerin; yüksek değerlerin; kişisel anlam duygusunun; içsel ve dışsal zenginliğin; umudun; genişlemenin, büyümenin, bolluğun bereketin sembolü büyük şans gezegeni Jüpiter’in bayram hediyesi gibi gelen fırsatlarından faydalanarak, şükür duygusu ile sunulanları doğru bir amaca kanalize edebilme ve ayakları yere basan bir dünya görüşü edinebilme duası ile.

Kurban Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
Hoşçakalın
Olcay Palanlı

ASLAN ZAMANI

23.07.2019-23.08.2019 arası bir aylık süreçte düşüncelerin yaratıma dönüştüğü kalp çakrasının temsilcisi Güneş, Aslan burcunda olacaktır. Astrolojide Aslan Güneş tarafından yönetildiğinden bu burçta rahat eder ve kendine has özelliklerini burç üzerinden doğal bir biçimde sergiler. Güneş’in ve Aslan burcunun sembolik anlamları birbirine benzer, her ikisi de sağlıklı ego geliştirerek kendini ifade ediş ile ilgilidir.

Aslan, kalpten geleni, anda yaratıma dönüştüren bir enerjiye sahiptir ve yaşam onun için yeteneklerin sergilendiği bir sahne gibidir. Aslan zamanı doğa cömerttir ve varlığa çeşitli armağanlar sunar. Bu eşzamanlı olarak insanda da karşılık bulacağından çevremizdekilere dağarcığımızdakileri akıtmak, paylaşmak isteyebiliriz. Özgüvenimiz, yaşama bağlılığımız, organizasyon becerimiz, risk alma yeteneğimiz artabilir. Motivasyonumuz yükselebilir; daha kararlı, coşkulu, iyimser olabilir ve çocuksu yanlarımızı fark edebilir, yaşamın bizi mutlu edecek yanlarını deneyimlemekten hoşlanabiliriz. Kuzey yarım kürede yaz mevsiminin kendine has özelliklerinin belirginleştiği bu süreç yaratım enerjisinin en maksimum düzeyde olduğu zamanlardır. Bu enerjiyi kullanırken ‘Sen çık aradan, kalır yaradan’ manasını içselleştirme; yaratım noktasında kendimizi merkeze koymaktan kaçınma; yapılana, daha doğrusu yaptırana odaklanma ve karşıt burcu olan Kova’nın toplumsal yönünü de dikkate alarak bireysel yaratımların bütünün de hayrına olmasına dikkat etme son derece değerlidir. Böylelikle Aslan burcunun gölge yanlarından korunma sağlanabilir.
Güneş yaşam enerjisidir ve canlı cansız tüm varlık için son derece önemlidir. Ancak hepimizin bildiği gibi Güneş ışıklarına fazla maruz kalındığında onun yakıcı özellikleri ile de karşılaşırız.
O nedenle önümüzdeki bir aylık süreçte, doğanın gerek ruhsal gerek fiziksel dünyamıza sunduğu cömertliği doğru değerlendirmeye çalışma fayda sağlayabilir. Aşıp taşarak gereksiz risklerden; kibirden, gururdan; lütuf kârlıktan, hükmedici hallerden, oyunu fazla abartarak sınırları zorlamaktan; olayları dramatize etmekten; onaylanma ve alkış alma beklentisi ile bir şeyler yapmaktan; yapıcı eleştirilere kapalılıktan uzak durma önemli olacaktır. Buna Narsisizm ile kendini sağlıklı ve dengeli ifade ediş arasındaki sınırların iyi bir şekilde belirlenmesi de diyebiliriz.

Özellikle 10 Ağustos’a kadar hayata iyimser, asil duygularla ve bilgece yaklaşma; hoşgörülü, sevecen, güvenilir, dürüst ve ahlaklı olmaya çalışma, bahsi geçen tarihe kadar sürecek olan etkilerin yaratabileceği sağı solu belirsizlik; kontrolsüzlük, benmerkezcilik; inatçılık, sabırsızlık ve gerginlik nedeniyle ortaya çıkabilecek ani, şaşırtıcı ve yıkıcı olaylardan korunmaya yardımcı olabilir.

Bireysel arzulara yönelik yapılacak yaratımların, bütüne de fayda sağlayarak hayırlara vesile olması duası ile.

Hoşçakalın
Olcay Palanlı

OĞLAK BURCUNDA DOLUNAY VE AY TUTULMASI

17.07.2019 gece yarısı 24° Oğlakta dolunay ve kısmi ay tutulması yaşanacaktır.Tutulma anında Boğa burcu yükselmekte ve ani değişimler gezegeni Uranüs yükselen boğa ile kavuşum yapmaktadır. Bu durum hayata yaklaşımda ve hedeflerde değişim yapma arzusunu tetikleyebilir. Huzur ve şükür içinde yaşamak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiği adına farkındalığın artmasına yardımcı olabilir.

Tutulmalar uzun süredir alttan alta süregelen, gizlide kalmış o nedenle pek de anlamlandırılamayan durumları görünür hale getirir. İkilemde bırakarak durağanlaşmaya neden olan sisli hava, tutulma sürecinde ve süreci takip eden ortalama 6 aylık zaman içinde yavaştan dağılmaya başladığından, gerçekler daha net bir şekilde algılanabilir. Açığa çıkışlar önce sonlanmalara ve ardından yeni başlangıçlara yol açabilir.

Tutulmalarda Kuzey, Güney Ay düğümleri devrede olduğundan yaşanılanlar son derece kadersel sonuçlara yol açabilir. 2001 yılında Kuzey Güney ay düğümleri yine Yengeç-Oğlak aksında yerleştiğinden o dönemde yaşananlara benzer durumlar veya yaşananların devamı niteliğinde deneyimler önümüze gelebilir. Bu durum, doğum haritanızda 24 derece Oğlakla ilgili bağlantılarınızın olması halinde daha belirginleşebilir. Tutulma 4-10 aksı dediğimiz bir ağacın kökleri ile meyveleri arasındaki ilişkiyi anlatan evlerde olduğundan, kendi özümüzü keşfederek bu öze uygun hedefler koymaya, bu hedeflere adım adım ilerlemeye ve sosyal hayat içinde yerimizi belirlemeye fayda sağlayabilir. Bir nevi elma tohumu isen sana uymayan tüm maskelerden sıyrılarak tohumuna uygun meyve verme de diyebiliriz bu duruma.

Gerçeklerle yüzleşme ve yeni duruma adaptasyon insana zor geldiğinden eski medeniyetlerde tutulma süreçlerinde ki açığa çıkışların çeşitli zorluklara, sıkıntılara, üzücü durumlara yol açtığı düşünülürdü. Ancak günümüzde tutulmalar ister pozitif isterse negatif sonuçlara yol açsın, gelişim için yaşanılması gereken; değişimin, dönüşümün yapılabilmesine fırsat tanıyan; hatta insanı bir nevi gelişme adına değişime zorlayan gökyüzü hareketleri olarak değerlendirilmektedir. Tutulmalar bu açıdan değerlendirilirse geride bıraktığımız Yengeç burcundaki Güneş tutulması ile önümüzdeki Oğlak burcundaki ay tutulmasının açığa çıkardıklarını iyi özümsemek geleceğe yönelik doğru plan ve projeler yapmaya; sağlam hedefler belirlemeye yardımcı olabilir. Oldukça derin ve köklü değişimlere yol açabilme ihtimali olan Ay tutulmasında Yengeç ve Oğlak burçlarındaki gezegen birikiminin Neptün’den aldığı olumlu açılar bu değişimleri yapabilme adına desteklendiğimizi de göstermektedir.

Ay tutulmaları dolunaylarda gerçekleşir. Ay duygu dünyamızla, duygusal ihtiyaç ve tepkilerimizle ilgili olduğundan kalpten gelen sesi duyabilmek ve doğru kararlar alabilmek için kalp çakrası üzerine yoğunlaşma faydalı olabilir. İlk olarak geçmiş kaynaklı negatif blokajlardan arınma; bağımlılık nedeniyle insanın ilerlemesine engel olan tüm takıntılı, saplantılı hallerden özgürleşme; bugüne yarar sağlamayan kalıplardan kurtulma, bir nevi sıfırlanma için çeşitli ruhsal çalışmalar, meditasyonlar yapılabilir. Ardından temiz bir niyet ve dua ile kalpten gelen ses duymaya çalışma, gelecek adına nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini anlayabilmeye yardımcı olabilir.

Tutulma sürecinde kendinden kendine yapılacak samimi sorgulamalar doğru cevaplara ulaşmaya ve hatalı adımlardan korunmaya yardımcı olabilir.

Duygularımın farkında olup, onları geçerli kılmakta mıyım?

Kendimi duygusal açıdan güvende hissediyor muyum? Doyumlu, huzurlu ve mutlu olabilmemin önünde engel teşkil edenler her neyse, bunları saptayarak, değişime gönüllü olabilir ve yeni bir sayfa açabilir miyim? İçinde bulunduğum olası sıkıntılarıma katlanmaya devam mı edeceğim? Yoksa gerek ben ve gerekse çevre kaynaklı hoşnutsuzlukların yarattığı havadan özgürleşmeyi mi seçeceğim?

Duygusal ihtiyaçlarımı karşılamak için yaptığım planların, koyduğum hedeflerin gerçekleşmesi mümkün müdür? Diğer bir deyişle boş hayallerden ve abartılı bekleyişlerden kendimi uzak tutabiliyor, kapasitemi ve yeteneklerimi değerlendirirken ölçüyü doğru tutturabiliyor muyum?

Gerçekleşmesi mümkün hedeflere ulaşma da yeteri kadar ciddi, dayanıklı, sabırlı olabilir ve değişimin getirebileceği zorluklarla baş edebilir, geçmiş kaynaklı bağımlılıklarımdan, bana güven telkin eden alışkanlıklarımdan kurtulabilir miyim? Ayaklarım yere sağlam basıyor mu, aklım yeteri kadar başımda mı?

Duyguların temsilcisi Ay, tutulmanın gerçekleştiği Oğlakta asaleten düşük olduğundan, duyguları ifade etme ve ihtiyaçları dile getirme zorlaşabilir, karamsarlık, güvensizlik ve duygusuzluk artabilir. Öte yandan ilişkileri sembolize eden Yengeç burcundaki Venüs’ün, Oğlak burcundaki Satürn ve Pluto ile yaptığı karşıtlık ilişkilerde bağlanma problemlerine; değişkenliğe, dengesizliğe; soğuk ve uzak hallere; güç oyunlarına; manipülasyonlarla kişilerin birbirini kontrol ederek yönetme isteğine yol açabilir. Bu olumsuzluklardan korunmak için duygusal konularda ciddi, olgun, vicdanlı, alçakgönüllü, sorumluluk sahibi ve karmaşadan uzak durarak net bir görüntü sergileme fayda sağlayabilir. Geri gitmekte olan düşünce ve iletişim gezegeni Merkür ile karar, hareket ve mücadele temsilcisi Mars’ın Aslan’da ki kavuşumu üst perdeden, ego kaynaklı kırıcı konuşmalardan kaçınmanın, hatta çok gerekmedikçe konuşmamanın, alelacele verilmiş karar ve hareketlerden kaçınmanın, zorbaca hallerden uzak durmanın gerekliliğine işaret ediyor olabilir.

Ay tutulmasının, bireyden bütüne tüm insanlığın gelişimine katkı sağlayacak yeni ve yaratıcı fikirlerin doğumuna vesile olması ve bu fikirleri somutlaştırarak sağlam bir yapı kurma cesaret ve iradesini ortaya çıkarabilmeye yardımcı olması duası ile. 
Hoşçakalın
Olcay Palanlı

YENGEÇ BURCU GÜNEŞ TUTULMASI BÜYÜME ZAMANI

02.07.2019, Türkiye saati ile 21.16’da 10 derece Yengeç burcunda tam güneş tutulması gerçekleşecektir.

Yengeç su elementinden öncü nitelikli bir burçtur. Dişil yanı yüksek Yengeç, besleme, büyütme, koruma ve kollama gibi anaçlıkla ilgili özelliklere sahiptir. Duygusal güvenliğe önem verir ve güvenlik alanına müdahale olmadıkça içinde bulunduğu durumu koruma ve sürdürme gayreti içindedir. Sevdikleri ve sevenleri ile birlikte yaşama, maddi manevi tüm değerlerini koruma Yengecin değerleri arasındadır. O nedenle Yengeç duygusal, romantik, hassas, sezgileri güçlü, geçmiş değerlere ve alışkanlıklarına bağlı, hatta bağlılığı bağımlık haline dönüştürebilen, hareketi başlatandan ziyade harekete tepki geliştiren ve bu tepkileri de dolaylı yoldan ortaya koyabilen bir burç olarak bilinir. Suyun öncüsü Yengeç, duygusal açıdan kendini derinden ait hissettiği kökleri, ailesi, çocukları, anayurdu gibi önem verdiği değerler adına herhangi bir tehdit hissettiğinde bir annenin yavrusunu korumasına benzer bir hale bürünerek, kabuğundan çıkabilir ve korumacı yönünü ortaya koyabilir.

Tutulmalar, kuytuda kalmış konuların açığa çıkışını tetikler. Olayların daha netlik kazanmasını sağlayarak resmin bütününü görmeye ve tamamlanmaya yardımcı olurlar. Tamamlanma bir yandan bazı sonlanmalara, bitişlere neden olurken, diğer yandan yeni başlangıçların yapılabilmesine olanak tanır.

Tutulma bireysel düzlemde değerlendirildiğinde. Aile ve yuva kurma adına başlangıçlara; çocuk sahibi olmaya karar vermeye veya çocuk sahibi olmaya; aile içi ilişkilerde sıkıntılar, problemler varsa bunların çözümü adına harekete geçmeye; yolunda gitmeyen evlilik veya birlikteliklerde sonlanmalara; yeni bir ev, arazi alımlarına veya adres değişikliklerine yol açabilir. Süreçte yaşanacaklar kişilerin gerçek duygularını fark ederek, kalple bağlantı kurmalarına yardımcı olabilir. Gerek maddi gerekse manevi konularda tatminsizlik ve güvensizlik barındıran bir hal içinde bulunuluyorsa olandan daha iyisini oluşturabilme adına bazı değişikliklere gidilebilir. Zamana uyumlanarak bağımlılıklardan sıyrılma, akıl-ruh-duygu dengesini kurma sayesinde yeni bir hayat planı oluşturula bilinir. Dikkat edilmesi gereken duygusal ihtiyaçların tatmini sırasında bencilleşmeme; kırıcı dökücü konuşmalardan, tutarsız hal ve hareketlerden kaçınma; aşırı duygusallık içeren hallerden ve gelgitlerden uzak durma olabilir. Süreçte olaylar çocuksu bir yaklaşımla değil de yetişkin bir kişi olarak yönetilebilirse faydalı sonuçlar alına bilinir.

Tutulmanın küresel dünya üzerindeki etkilerine gelirsek. Ülkeler sadece kendi maddi ve manevi güvenliklerini önemser; birlik duygusundan uzaklaşarak kendi ihtiyaçlarını bencilce tatmin etme yoluna gider; hak ve adaletten uzaklaşırlarsa uluslararası ilişkilerde tansiyon yükselebilir. Aslan burcundaki Merkür-Mars kavuşumunun Uranüs ile yaptığı kare açı üst perdeden ego kaynaklı sözel sataşmaları ve ani beklenmedik olayları tetikleyebilir. Diğer yandan ülkeler stratejilerini tekrar gözden geçirerek aralarındaki problemleri halledebilmek için, yaratıcı fikirlerle yeni politikalar üretir; temiz niyetlerle hareket eder; yıkıcı değil yapıcı olmayı tercih eder; olaylara çözüm odaklı yaklaşırlarsa zorlu açıların yarattığı sıkışıklıkların tuzağına düşmeden insanlığın gelişimi adına yeni bir döngüye geçiş yapılabilir.

YILDIZLARIN İRADESİ YOKTUR
ANCAK İNSANIN İRADESİ VARDIR
ŞUURLU OLANLAR YILDIZLARI ETKİLER
EDGAR CAYGE

Astroloji, yaşarken karşımıza çıkacak sınavlardan geçebilmek için sembolik işaretlerle ipuçları veren, ışığa ulaşmaya çalışırken yolumuzu aydınlatan dolayısıyla tekâmül yolculuğunda bizlere rehberlik yapan kadim bilgilerdir. Bu noktadan hareketle uzunca bir süredir Pluto, Satürn, Güney Ay Düğümünün Oğlakta ki yerleşimi ve bu gezegen birikiminin Kuzey Ay Düğümü Yengece yaptığı karşıtlık, ilahi sistemin insanoğlundan neler beklediğini işaret etmekte olabilir. Semboller değerlendirildiğinde içinde bulunduğumuz sürecin değişime ve dönüşüme vurgu yaptığını söylememiz çok da yanlış olmayacaktır. Yaşanılanlar kuş bakışı değerlendirilirse değişimin sağlanabilmesi adına insanlığın her yönden sıkıştırıldığını söyleyebiliriz. Bu duruma direnç göstererek duygulardan ve kalpten uzak haller içinde davranma; geçmişin güç yapılanmalarına, alışkanlıklarına, katılıklarına tutunma; esneyememe bizleri evrenin matematiğinden kopuk hale getirdiğinden, çeşitli sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyor olabiliriz. İçinden geçmekte olduğumuz zamanla paralel akmaya; önce büyümeye, olgunlaşmaya ardından birbirimizi özellikle ruhen besleyerek büyüterek ilerlemeye önem verdikçe, karşılıklı anlayış ve hoşgörüye dayanan güvenlikli yapılar kurmanın temelleri sağlam bir şekilde atılabilir.

Yengeç burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulmasının bireyden bütüne hayırlara vesile olması duası ile. 
Hoşçakalın
Olcay Palanlı / Kadim Bilgelik Okulu Astroloji Eğitmeni

2 Temmuz Güneş Tutulması

2 Temmuz Salı Ankara’ya göre çıkartılmış haritada saat 22:16’da 10 derece yengeç burcunda tam güneş tutulması gerçekleşecek. Bu tutulma Güney Amerika ve Pasifik’in bazı bölgelerinden izlenebilecek.

Astrolojide tutulmanın hangi bölgelerden görüldüğü önemlidir çünkü o bölgeyi daha çok etkileyeceği düşünülür. Ayrıca yengeç burcunu temsil eden ülke ve şehirlerle de ilgili olduğu söylenir. Klasik metinlere göre Yengeç burcu İskoçya, Hollanda, Afrika, Venedik ve Amsterdam ile ilişkilidir. Yine klasik metinlere göre Yengeç burcundaki tutulmalar politik değişimler, erkeklerin anlaşmaları ihlal etmesi, aldatmalar ve kurnazlıkların artışıyla ilgilidir. Yengeç burcu tutulmalarında deniz yolculuğunun tehlikeli olacağı ve mide rahatsızlıklarının artacağı söylenir.

Güneş tutulmalarında Ay’ın gölgesi Güneş’in üstüne düşer ve tutulma süresince Güneş Dünya’dan karanlık görünür. Yaşamı ve canlılığı temsil eden Güneş’in görülmemesi astrolojide büyük olaylara gebe görülmüş ve her zaman korkulmuştur. Kısacası tutulmalar hızla gelişen olaylara işaret ederler ve kendi içlerinde büyük bir enerji barındırırlar. Bu tutulma aynı zamanda Satürn ve Pluto ile karşıt açıda gerçekleşecek. Bu da tutulmanın gerilimini arttıran bir unsur. Satürn ve Pluto gökyüzünde bir süredir Güney Ay Düğümüyle beraber hareket ediyorlar. Aralık’da Jüpiter de Oğlak burcuna geçtiğinde üç büyük gökcisminin oğlak burcunda seyrettiği görülecek. Ocak 2020’de de Satürn ve Pluto Oğlak burcunda tam kavuşum yapacaklar. Tabi bu kavuşumun etkisi bir süredir hissediliyor. Tutulmayla birlikte bu etkinin hızlanması hissedilebilir. Toplumsal sistemlerin düzenlenmesi, kuralların konulması, geleceğe dönük planların yapılması ve sorumluluk alınması Satürn Oğlak’ın konularıdır. Pluto ve Güney Ay Düğümüyle kavuşan Satürn eski güçlü statükocu sistemleri gösterir.
Haritada Mars Aslan burcuna yeni ilerlemiş durumda; duraklayacak olan Merkür ile kavuşacak ve Uranüs ile kare açıya gelecek. Mars’ın bu konumu liderlik için insiyatif alınacağını, egosal dürtüler nedeniyle hareket edilebileceğini gösteriyor. Merkür’ün yavaşlaması ve yakın zamanda geri harekete geçecek olması nedeniyle iletişim için enerji harcansa da sonuç alınamayacağını gösterebilir. Uranüs karesiyse ani ve hızla gelişecek olayları gösterebilir. Ay’ın tutulmadan önce öğle saatlerinde yaptığı Uranüs irtibatı tutulmaya ani, beklenmedik, iniş-çıkışlı, kalıcı olmayan ama tuhaf olabilen bir enerji getiriyor.

Jüpiter’de tutulmanın yücelim yöneticisi ve tutulma anında en yüksekte bulunan gezegen. Jüpiter kendi yönettiği yay burcunda ve geri harekette. Toplumsal inançları, fikirleri, adaleti, hukuğu kısacası toplumu bir arada tutan ama yazılı olmayan bütün değerleri gösteren Jüpiter tutulmayla ilgili gelişebilecek ani ve büyük olayların nedenini gösteren gezegen olabilir. Neptün ile kare açıda. Neptün Balık ideal bir dünyayı, herkesin eşit olduğu bir dünyayı anlatırken ; Jüpiter yay inançları ve kendi inandıkları doğrultusunda fanatik olmayı gösterebilir. Jüpiter’in Kuzey Ay Düğümüyle kurduğu birleşmeyen açıda empati kurmanın geliştirilmesi gerektiğini gösterebilir. Ayrıca bu dönemde Neptün’ün Ay Düğümleriyle kurduğu uyumlu açılar da empati, birlik ve beraberlik duygularının arttırılmasıyla ilgili kanımca.

Haritada Venüs’ün ikizler burcunun son derecelerinde ve açısız olduğu görülüyor. Açısız gezegenler ifade edilen enerjinin dışarıya düzenli aktarılamadığını ama bir patlama şeklinde birden aktarıldığını gösterir. Sosyal ilişkilerle ilgili enerjinin dışarıya aktarılamadığını öngörebiliriz. Özellikle Venüs Türkiye haritasında da 12.evde bulunan Ay ile kavuşum yapacağından bu durumun kadınlarla ilgili olduğu düşünülebilir.

Bir önceki 10 derece yengeç burcunda gerçekleşen güneş tutulması 2000 yılındaydı. Haritanızda 10 derece yengeç burcuyla ilgili irtibatlar varsa bu tutulma 2000 yılındaki tutulmayla bağlantılı etkiler getirebilir ama bu etkiler tıpatıp aynı olmayacaktır çünkü gökyüzündeki diğer gökcisimlerinin konumunun da değiştiği unutulmamalıdır.
Ayrıca tutulmalar astrolojik ve astronomik olarak belli tutulma ailelerine aittirler, 2 Temmuz’da gerçekleşecek olan tutulma Saros 127 tutulma ailesine ait. Bu ailede gerçekleşen geçmişteki en yakın tutulma 21 haziran 2001’de olmuş. Saros serilerinin benzer etkileri olduğunu düşünen astrologlar 2001 senesiyle ilgili bağlantılı olayların etkileri olabileceğini düşünüyorlar.

Sonuç olarak tutulma esnasında gökyüzündeki kolektif gökcisimleri tekamül yolunda bizleri değişime, dönüşüme ve gelişmeye zorladığından bireyden bütüne hayırlara vesile olmasını dilerim.

Ebru KART / Kadim Bilgelik Okulu Eğitmeni

KALMAK MI ZOR, GİTMEK Mİ? 

17 Haziran 2019 Yay Dolunayı

Vedik Astrolojiye göre Yay burcunun Mula yıldızında ve haritanın beşinci  evinde oluşan Dolunay’a retro Satürn’le kavuşum halinde olan Ketu’da Purva Aşhadha yıldızından eşlik etmekte.

Tam karşılarında Güneş Mrigaşira yıldızında, Merkür, Mars ve Rahu’da Punarvaşu yıldızında tam kavuşum halindeler. 

Dolunay’ın tamamlanma anındaki haritada yükselen Aslan burcunun Purva Phalguni yıldızı. Bu yıldızın yöneticisi Venüs; haritanın 10. evinde Rohini yıldızında. Navamsa haritasında da Venüs Boğa burcunda olduğundan dolayı çok güçlü konumda. 

Dördüncü evdeki retro Jüpiter Jyeşta’daki seyrine devam ediyor. Haritanın sekiz, on ve on ikinci evlerini görünümde tutmakta. 

Retro Satürn haritanın iki, yedi ve on birinci evlerini, 

Ketu;  dokuz, on bir ve yükseleni,

Rahu; üç, beş ve yedinci evlerini,

Mars ise iki, beş ve altıncı evlerini görünümde tutmakta.

Uzun bir süredir deneyimlediğimiz Satürn-Ketu kavuşumundan başlayalım…

Vedik Astroloji kaynaklarında Ketu’nun her bir gezegenle kavuşumunun kişiye olan etkilerini anlatan bilgiler mevcuttur. Bu kavuşumların kişisel ve toplumsal etkileri potansiyel olarak anlatılır fakat Ketu ve Satürn kavuşumu için Vedik üstadların söylediği şey; “anlatılmaz, yaşanır!” dır. Ki hali hazırda transit etki olarak uzunca bir süredir tüm Dünya olarak bu etkiyi yaşıyoruz ve bir çoklarınızın dediği ya da hissettiği gibi “çok farklı bir halim var ama tam olarak ne bilmiyorum!” Tabii herkes bu transit etkiyi hem genel hem de haritasına özel olarak farklı şekillerde yaşıyor. 

En genel haliyle bu kavuşum korkuları gün yüzüne çıkartan, etekleri tutuşturan, ağır duygusal çöküş hissi veren, kuyunun dibindeymiş ve bir daha oradan çıkamayacakmış hissiyle sarıp sarmalayan… daha devam etmeme gerek yok sanırım… Fakat, tüm bu ve benzeri hislerle birlikte müjdeyi de vereyim, bu kavuşum üstadların, velilerin haritasında olan bir kavuşum. Yani, Cebrail’in (as) Hz. Muhammed’i (sav) Hira’da sıkıp “Oku” dediği ve Rasulullah’ın (sav) “ben okuma bilmem” dediği ve bunun üç kere tekrar etmesiyle ilk ayetin inişi… 

İşte, tam olarak aynı sıkışıklık ve ayrı rahmet! Şimdi neyi, neden yaşadığımızı anladık inşallah… Buradan yanlış sonuçlar çıkarılmasın. Hepimiz, kendi hayatımızda, kendi yolculuğumuzda yaşadığımız sıkışıklıklar ve kabzların ardından gelen bastlarla büyüyoruz adım adım. Gökyüzünün bu Dolunay’da haritanın bütünüyle bizden istediği de kendi devrimimizi yapmamız. Zaten sıkışıklığın büyüklüğü; zihne, korkulara, eski bilince, alışkanlıklara, konfor alanına tutunmaya ısrar etmekten kaynaklanıyor. Tabii bunlara makam, mevki, statü, medeni hal, etiket, çok bilme, yardım istememe, her şeyi tek başına yapma güdüsü, sevgiden korkma, kendinden-hislerinden-kalbinden gelenden korkmayı da ekleyebiliriz ve dahası…

Ay’ın bulunduğu Mula yıldızı köklerle ilgili. Yani köklerden gelen, genetik ya da uzun zamandır sıkıntısını yaşadığınız bir çok konunun yine kökten çözümlenebileceğini gösteriyor. Satürn ve Ketu’nun da Ay’la kavuşuyor olması bu durumu daha da güçlendiriyor. Ruhlarda, bedenlerde bayram temizliği yapılıyor aslında. Bu göstergeler; acının, zehrin, korkunun artık gizlenemediğini ve gün yüzüne çıktığını gösteriyor. Bu kavuşum bize tam da bunlarla yüzleşme ve helalleşme gücü veriyor aynı zamanda. Acının içinde kaybolmadan, izleyerek…

Güneş’in bulunduğu Mirigaşira yıldızı ise bu şifalanmayla birlikte hayat enerjisinin tekrar içimize akacağını söylüyor. Punarvaşu yıldızında kavuşum yapan Merkür, Mars ve Rahu ise, yenilenmenin, yeniden ve tekrar başlamanın vaktinin geldiğini… Burada dikkat edilmesi gereken; zihin çok yoğun çalışıyor. Bir taraftan halsiz, bitkin hissetiren enerjilerle birlikte, iç dünya çok yoğun ve hızlı bir enerji içinde. Bu da zıtlık oluşturuyor. Bundan dolayı zihni rahatlacak eylemlerde bulunmak önemli. Yine buradaki yoğunluk da artık yapılması gerekeni yaptırtmaya, bırakılması gerekeni bıraktırtmaya, atılması gereken adımı attırtmaya çalışıyor.  Yapılması gereken yapılmadığında içsel ve dışsal öfke olarak tezahür edebilir. 

Dolunay’ın tamamlanma anındaki yükselen Aslan burcunun Purva Aşhadha yıldızı ve bu yıldızın yöneticisi Venüs’ün bulunduğu Rohini yıldızı tam da bu zorlandığımız noktalarda bize yol gösteriyor. Gitmemiz gereken istikamet; Kalp ve Beden! ki bunları dinlediğimizde Ruh’a ulaşıyoruz. Bedeni dinlemek, ihtiyacını gidermek; en azından bu niyette olmak bu noktada önemli bir çıkış kapısı. Bedeni farketmek, onunla ilgilenmek bununla birlikte kalbin sesini dinlemek bize yol gösterici olacaktır. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız başlangıç olarak elinizi kalbinize koyup hem kalbinizin sesini hem de kalbinizin üstündeki eli hissederek başlayabilirsiniz. Beden bizim mabedimizse madem, o zaman ilk önce oradan başlamalı ilgiye de, şükre de…

Yine bu yıldızlar bize konfor alanından, yani alışageldiğimiz kalıbımızdan, kabımızdan çıkmamız gerektiğini tekrar hatırlatıyor. Aranılan huzur ve ferahlığın aslında tam da bu bilinen alandan bilinmeze cesurca adım atıldığında varılacağını ve bu lezzetin hiç bir şeye benzemeyeceğini de…

Zehra Merve Külünkoğlu / Kadim Bilgelik Akademisi Astroloji Eğitmeni