26 Ağustos Dolunay’ı

Vedik Astroloji’de Alt haritalar olarak geçen; Ana haritayla bağlantılı olarak her konunun kendine özel haritası vardır. Bu alt haritalar ana haritadan bağımsız yorumlanmazlar ve aslında bir nevi jenaratör görevi görürler. Fakat bu Dolunay özel ve farklı bir Dolunay ve ana harita olan Rasi yani zahir olandan ziyade, Navamsa haritasını yani Dolunay’ın Ruh haritasını yorumlamak istedim…

Rasi harita bize halihazırda bu Dolunay’ın bol şifalı bir Dolunay olduğunu, son bir kaç ayın hatta yılın vermiş olduğu zorlanmaların artık şifalanacağını vaadetmekte. Tabii bu , kendisiyle yüzleşenler, hesaplaşanlar ve helaleşenler için geçerli. Diğer kesim ise eğer nasiplerinde varsa, bu helalleşenlerin özgürleşmesinin etkisiyle birlikte; gerçeği ve olanı olduğu gibi görecekleri bir döneme girecek olabilirler.
Karanlıkta kalmaya diretenlere, aydınlıkla bir arada olmak bile zulüm olduğundan; aslında iki taraf içinde büyük bir özgürleşmeyi getirecektir…
(Navamsa haritasında gezegenlerin yerleşimi Rasi haritasından tamamen bağımsızdır. Bu sebeple gezegen yerleşimlerini ve kavuşumlarını güncel gezegen konumlarına göre uyarlamaya çalışmayınız. Kafanızı karıştırmamak adına burç isimlerini de yazmıyorum.)
Navamsa haritasında Ay 1. evde…
Artık ana konumuz, odağımız, ilgimiz, şefkatimiz tamamiyle kendimizden kendimize. Karşısındaki Satürn işin ciddiyetini kavradığızı, artık kaçak-göçek davranmayı bıraktığımızı ve gerçeklerle yüzleştiğimizi gösteriyor bize. Yanındaki Uranüs ise yaşananlardan hiç beklemediğimiz, daha önce ihtimal bile vermediğimiz çözümleri sundu, sunuyor ve sunacak bizinillah…
2. evdeki Merkür; artık her anlamda sözünün eri olma zamanının geldiğini gösteriyor. Söz vermekten korkmamayı; sağlam bir şekilde uzun vadeye yayılacak ve emin admlarla ilerleyeceğimiz sözler, anlaşmalar yapabilecek duruma geldiğimizi ve bu özelliklere haiz olmayanların bir bir eleneceğini gösteriyor.
3. evdeki Mars, 28’inde retroyu bitirip direkte dönmesiyle birlikte, yapmamız gerekenleri sıradışı bir şekilde yapacağımızı söylüyor. Daha önce denemediğimiz bir şekilde hayatımızı yenileyebileceğimizi gösteriyor. Beklemediğimiz kişilerle, durumlarla bir araya gelebilir ve aslında tam da bu ekstrem durumlara hazırlanmış olduğumuzu farkedebiliriz. Ve şifa tam da bu beklenmediğimiz yerden gelebilir. Kendimizi ifade ediş tarzımız bile bambaşka bir hale bürünebilir.
Daha önce hiç gitmediğimiz yerlere giderken, yapmadığımız ve hatta asla yapmam dediğimiz şeyleri yaparken ve aslında ihtiyacımız olanın tam da bu olduğunu farkederken bulabiliriz kendimizi. Kimileri için bu cümle çok korkutucu gelmiş olabilir! Eğer öyleyse kendinize sorabilirsiniz: ‘Bu cümlede aslında beni korkutan tam olarak ne?’ Belki kendinizle ilgili büyük bir bilmeceyi çözmenize yardımcı olur…
Geldik 5. eve… Jüpiter, Ketu ve Neptün elele.. Ruhu sükûnete erdiren, bütünleyen, birleyen ilâhi aşkı yaşamaya ayine olan ruh eşlerinin kavuşacağını haber veren bir kavuşum. Bildik, tanıdık, güvenli ve sağlam fakat biraraya gelmek bir o kdadar da yorucu, zahmetli ve emek isteyen bir durum… Emek verenlerin, teslim olanların, kendini gerçekleştirme gayretinde olanların ve Aşk olanları müjdeleyen bir kavuşum…
Ve 7. ev. Güneş, Satürn ve Uranüs birarada. (Vedik Astroloji’de Satürn’ün 7.evde olması sevilen bir durumdur.)
Toplum kurallarına aykırı olmamakla birlikte, sıradışı algılabilecek ve fakat düşmanlığı celbetmeyecek bir şekilde; farklı, özgün ve özgür bir yapılanma olabileceğini gösteriyor bize. Ki bu en küçük has daireden, daha büyük oluşumlara kadar…
Ve yine kişilerin özgürlüğüne halel gelmeden, birarda, sağlam temeller üzerine kurulabilecek birliktelikler, anlaşmalar, sözleşmeler ve her türlü “Biz” olma çalışmalarını destekleyen bir kavuşum.
9. evdeki Venüs; “Temizler, temizler içindir.” ayetiyle; ilahi olana Aşk’la, güzellikle, zarafetle ve asaletle yol almak isteyenleri destekleyen bir gösterge…
11. Evdeki Rahu… Samimiyet ve Gayret… Evrenin, sistemin anahtarı. İhlasla yürüyenin önünde hiçbir engelin duramayacağını, bilakis olmaz denilenlerin nasıl da olabileceğini söylüyor bize.
12. evdeki Pluton…
Yolun sonu… Yolun başlangıcı…
Aşk’la, samimiyetle ve gayretle buraya kadar geldiysen; “…artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum…” (H.Kudsi)